Hukuki yardımlar başta olmak üzere mahkemelerde, taraflar arasında ortaya çıkmış olan her türlü merci kararlarında adil ücretler ile avukatlar kişilere yardımcı olurlar. Avukatların alacakları avukatlık ücretlerinin takdir ve tayini konusunda 19/03/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve tarife hükümlerinin uygulanması zorunludur.

Genel itibari ile bu adil ücretler; kesin hüküm ortaya çıkartılıncaya kadar olan dava, iş ve işlemlerin ücretidir. Avukatlar tarafından takip edilmekte olan dava ya da işler ile alakalı düzenlenmiş dilekçeler ve yapılan işlemler için ayrı ücret talep edilmez. Bununla beraber icra takipleri, Danıştay, Yargıtay ve Sayıştayda temyizen yapılan işlerdeki duruşmalar için ayrı ücret talep edilir.

Avukatlık Adil Ücreti Neye Göre Belirlenir?

Birçok kişi hukuk alanında avukatların talep etmekte olan adil ücretlerinin neye göre belirlenmekte olduğunu merak ederler. Borçlar Kanunu ve Avukatlık Kanunu kapsamında değerlendirilen adil ücretlerde pek çok farklı kavram üzerinden incelemeler ve çalışmalar yapılır. Sözlü danışmalarda büroda ve gidilecek yere ve saate göre fiyatlar değişir.

Aynı zamanda yazılı danışmalar, dilekçe ve ihbarname hazırlanması, şirket ana sözleşmesi hazırlanması gibi detaylarda ücret tarifesinde belirtilen asgari tutarlar ön plana çıkartılır. Şahıslar için hazırlanmış olan ücretlerin yanı sıra şirketler ve tüzel kişiler için de yapılacak olan farklı işlemler için ücret tarifesinde değişimler görülür. Duruşma takiplerinde ise hakimlikler ve dava durumu ile alakalı bilgiler ön plana çıkartılarak ücret tarifesi belirlenir.